Altın Temel ve Teknik Görünüm (01/07/2026)

Altın, güçlenen dolar ve Fed'in faiz artırımı beklentileriyle 13 yılın en kötü çeyreğini geçirerek sert değer kaybetti.

Altın 13 Yılın En Kötü Çeyreğini Geçirdi: Faiz Endişeleri ve Güçlenen Dolar Satışları Derinleştirdi

Altın fiyatları, Çarşamba günü Asya işlemlerinde düşüşünü sürdürürken, yatırımcıların ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz politikası, yükselen enflasyon ve güçlenen dolar beklentilerine odaklanması değerli metal üzerinde baskıyı artırdı. Güvenli liman talebindeki zayıflama ve faizlerin uzun süre yüksek kalacağı beklentisiyle altın, 2013 yılından bu yana en kötü çeyrek performansını kaydetti.

İşlem saatleri itibarıyla spot altın yüzde 0,7 gerileyerek ons başına 3.981,50 dolara, altın vadeli kontratları ise yüzde 1,1 düşüşle 3.994,32 dolara indi. Spot altın fiyatı aynı zamanda sekiz ayın en düşük seviyelerine yakın işlem gördü. Haziran çeyreği genelinde yaklaşık yüzde 14 değer kaybeden altın, son yılların en sert satış dalgalarından biriyle karşı karşıya kaldı.

Piyasalarda gözler şimdi Fed Başkanı Kevin Warsh’ın yapacağı konuşmaya çevrilmiş durumda. Yatırımcılar, Fed’in para politikasının geleceğine ilişkin yeni ipuçları ararken özellikle faiz artırımlarının devam edip etmeyeceğine yönelik mesajları yakından takip edecek. Açıklamaların dolar ve tahvil faizleri üzerinde yaratacağı etki, altının kısa vadeli yönü açısından belirleyici olabilir.

Altın üzerindeki baskının temel nedenleri arasında yüksek enflasyonun kalıcı hale gelmesi ve Fed yetkililerinin daha şahin bir duruş benimsemesi yer alıyor. Fed’in Haziran toplantısında birçok politika yapıcının 2026 yılında faiz indirimi yerine bu yıl en az bir faiz artırımı ihtimalini desteklemesi, piyasa beklentilerinde önemli bir değişime neden oldu. CME FedWatch verileri de yatırımcıların bu yıl en az bir faiz artırımını fiyatlamaya başladığını gösteriyor.

Faizlerin yükselmesi, faiz getirisi olmayan altının elde tutulmasının fırsat maliyetini artırdığı için değerli metal üzerinde doğrudan baskı oluşturuyor. Bunun yanında güçlenen dolar da altının diğer para birimlerini kullanan yatırımcılar açısından daha pahalı hale gelmesine neden olarak talebi zayıflatıyor.

Enflasyon endişelerinin arkasında ise yalnızca enerji fiyatları bulunmuyor. Orta Doğu’daki gerilimlerin ardından petrol fiyatlarında yaşanan yükseliş, enflasyon baskısını artırmıştı. Her ne kadar ABD ile İran arasında sağlanan barış anlaşmasının ardından petrol fiyatları gerilemiş olsa da, yatırımcılar bu kez yapay zekâ sektörünün hızla artan çip talebi nedeniyle yükselen teknoloji maliyetlerini enflasyon açısından yeni bir risk olarak değerlendiriyor. Özellikle Apple’ın haziran ayında birçok ürününde fiyat artışına gitmesi, maliyet baskılarının tüketici fiyatlarına yansımaya başladığına ilişkin önemli bir gösterge olarak öne çıkıyor.

Altındaki satış baskısı diğer değerli metallere de yansıdı. Spot gümüş yüzde 1,3 düşerek 57,7950 dolara gerilerken, çeyrek genelinde yüzde 22 değer kaybetti. Spot platin ise yüzde 0,4 düşüşle 1.548 dolar seviyesine inerken, üç aylık dönemde yaklaşık yüzde 21 geriledi. Böylece değerli metal piyasasının genelinde güçlü bir satış eğilimi dikkat çekti.

Uzmanlar, önümüzdeki dönemde Fed’in faiz politikası, ABD enflasyon verileri, dolar endeksi ve jeopolitik gelişmelerin altın fiyatlarının yönü üzerinde belirleyici olmaya devam edeceğini belirtiyor. Özellikle Fed’den gelebilecek yeni mesajlar ve ekonomik veriler, altının yeniden toparlanıp toparlanamayacağı konusunda piyasaların en yakından izleyeceği başlıklar arasında yer alıyor.