Altın Fiyatları Petrol Krizi Sonrası Dipten Gelen Alımlarla Dengelendi

Altın fiyatları, petrol kaynaklı enflasyon ve yüksek faiz baskısına rağmen dipten gelen alımlarla dengelendi.

Petrol fiyatlarında yaşanan sert yükselişin küresel piyasalarda yeniden enflasyon baskısını gündeme taşıması, güvenli liman varlıklar üzerinde karmaşık bir fiyatlamayı beraberinde getirdi. Son haftalarda güçlü dolar ve yüksek faiz beklentileri nedeniyle baskı altında kalan altın fiyatları, son bir ayın en düşük seviyelerine gerilemesinin ardından dipten gelen alımlarla denge arayışına girdi. Haftanın ilk işlem gününde yatırımcıların düşük seviyeleri alım fırsatı olarak değerlendirmesi, değerli metaldeki satış baskısının hız kesmesini sağladı.

Spot altın fiyatı, işlem seansının erken saatlerinde 30 Mart’tan bu yana görülen en düşük seviyeyi test ettikten sonra toparlanma sinyali verdi. Türkiye saati ile 05:41 itibarıyla spot altın ons başına 4 bin 540 dolar 36 sent seviyesinde yatay bir görünüm sergilerken, ABD vadeli altın kontratlarında ise satış baskısının sürdüğü görüldü. Vadeli kontratlar yüzde 0,4 düşüşle 4 bin 543 dolar 70 sent seviyesine geriledi.

Piyasalarda altın üzerindeki baskının temelinde, yükselen petrol fiyatlarının tetiklediği kalıcı enflasyon endişeleri ve merkez bankalarının faiz oranlarını beklenenden daha uzun süre yüksek tutabileceği beklentisi bulunuyor. Özellikle enerji maliyetlerindeki artışın küresel enflasyonu yeniden yukarı yönlü baskılaması, yatırımcıların faiz indirimi beklentilerini ötelemesine neden oluyor. Bu durum ise faiz getirisi olmayan altın için kısa vadede olumsuz bir görünüm yaratıyor. Çünkü yüksek faiz ortamı, yatırımcıları tahvil ve mevduat gibi getirili enstrümanlara yönlendirebiliyor.

Bununla birlikte uzmanlar, mevcut geri çekilmeye rağmen altının tamamen zayıf bir görünüm içinde olmadığını düşünüyor. Analistlere göre piyasa, karmaşık bir yatay bant hareketi içerisinde sıkışmış durumda ve son düşüş sonrası görülen toparlanma daha çok kâr realizasyonlarının ardından gelen teknik tepki alımlarıyla destekleniyor. Yani altın yatırımcılarının önemli bir bölümü, sert düşüşleri uzun vadeli pozisyon oluşturmak adına fırsat olarak değerlendirmeye devam ediyor.

Önümüzdeki süreçte altının yönü açısından en kritik başlıklar arasında petrol fiyatlarının seyri, ABD’den gelecek enflasyon verileri ve merkez bankalarının faiz politikalarına ilişkin açıklamalar yer alacak. Özellikle enerji fiyatlarında yeni bir yükseliş dalgası görülmesi halinde enflasyon beklentilerinin güçlenmesi, ilk etapta faiz baskısı nedeniyle altını zorlayabilir. Ancak jeopolitik risklerin artması veya ekonomik büyüme endişelerinin yeniden gündeme gelmesi durumunda, yatırımcıların güvenli liman talebiyle altına yönelmesi mümkün görünüyor. Bu nedenle piyasalarda kısa vadeli dalgalanma sürse de, altın küresel belirsizlik dönemlerinde yatırımcıların radarındaki en önemli varlıklardan biri olmayı sürdürüyor.