Bir Haftada 1,14 Milyar Dolarlık Giriş
Türkiye finans piyasalarında yabancı yatırımcı hareketliliği yeniden hız kazandı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) yayımladığı haftalık menkul kıymet istatistiklerine göre, kısa süreli satış dalgasının ardından yabancı yatırımcılar yeniden alım yönünde pozisyon alarak Türk varlıklarına güçlü bir giriş yaptı. 10 Nisan haftasında toplamda 1,14 milyar dolarlık net alım gerçekleşmesi, piyasalarda dikkat çekici bir yön değişimine işaret etti.
Açıklanan verilere göre yabancı yatırımcılar, söz konusu haftada hisse senedi piyasasında 430,3 milyon dolarlık net alım gerçekleştirirken, devlet iç borçlanma senetleri (tahvil) tarafında ise 712,7 milyon dolarlık güçlü bir giriş yaptı. Böylece hem hisse hem de tahvil piyasasında eş zamanlı artış yaşanarak toplam yabancı girişi 1,14 milyar dolara ulaştı. Bu tablo, yatırımcıların Türkiye piyasalarına yönelik risk iştahında yeniden artış yaşandığını ortaya koyuyor.
Bir önceki haftaya bakıldığında ise oldukça farklı bir tablo dikkat çekiyordu. Yabancı yatırımcılar o dönemde 217,8 milyon dolarlık hisse senedi satışı ve 784,3 milyon dolarlık tahvil satışı gerçekleştirmişti. Bu durum, kısa vadede belirsizliklerin etkisiyle satış baskısının öne çıktığını gösterirken, son haftadaki güçlü alım verileri yatırımcıların hızlı bir şekilde yeniden pozisyon değiştirdiğini ortaya koydu. Bu keskin dönüş, küresel risk algısındaki değişim ve Türkiye’ye özgü ekonomik beklentilerle doğrudan ilişkili olarak değerlendiriliyor.
Yabancı yatırımcıların portföy büyüklüklerinde de önemli artışlar kaydedildi. Hisse senedi stokunun 39,09 milyar dolardan 42,42 milyar dolara yükselmesi, piyasalara duyulan güvenin yeniden güç kazandığını gösterirken, tahvil stokunda da 14,30 milyar dolardan 15,21 milyar dolara çıkan artış dikkat çekti. Bu gelişmeler, sadece haftalık işlem akışlarının değil, aynı zamanda orta vadeli yatırım eğilimlerinin de pozitif yönde değiştiğine işaret ediyor.
Uzmanlar, yabancı yatırımcı girişlerinin yeniden artmasını birkaç temel faktöre bağlıyor. Bunların başında, Türkiye’de uygulanan sıkı para politikası duruşunun sürdürülmesi, enflasyonla mücadelede verilen mesajlar ve finansal istikrarın korunmasına yönelik adımlar geliyor. Ayrıca küresel piyasalarda faiz beklentilerinin dengelenmesi ve gelişmekte olan ülkelere yönelik sermaye akımlarının yeniden canlanması da Türkiye gibi piyasalara olan ilgiyi artırıyor.
Özellikle tahvil tarafında görülen güçlü giriş, yatırımcıların faiz getirisi odaklı stratejilere yöneldiğini gösteriyor. Türkiye’nin sunduğu yüksek getiri ortamı, küresel yatırımcılar açısından cazip bir fırsat olarak öne çıkarken, risk-getiri dengesinin yeniden Türkiye lehine şekillenmeye başladığı yorumları yapılıyor. Hisse senedi tarafındaki alımlar ise şirket kârlılıkları ve değerlemelerin görece cazip seviyelerde bulunmasının etkisiyle açıklanıyor.
Bununla birlikte, yabancı yatırımcı hareketlerinin sürdürülebilirliği açısından makroekonomik verilerin seyri kritik önem taşıyor. Enflasyonun kontrol altına alınması, cari denge gelişmeleri ve para politikasındaki kararlılık, önümüzdeki dönemde sermaye girişlerinin yönünü belirleyecek temel unsurlar arasında yer alıyor. Kısa vadeli girişlerin kalıcı bir trende dönüşebilmesi için özellikle güven ortamının güçlendirilmesi gerektiği vurgulanıyor.
Son açıklanan veriler, Türkiye piyasalarının küresel yatırımcılar nezdinde yeniden radarına girdiğini açıkça ortaya koyuyor. Bir haftada gerçekleşen 1,14 milyar dolarlık giriş, sadece rakamsal büyüklüğüyle değil, aynı zamanda piyasa algısındaki değişimi yansıtması açısından da önemli bir gösterge olarak öne çıkıyor. Önümüzdeki haftalarda açıklanacak yeni veriler, bu dönüşün geçici mi yoksa kalıcı bir trendin başlangıcı mı olduğunu daha net ortaya koyacak.











