Ülker Bisküvi (ULKER) 2025/12 Bilanço Analizi

Ülker, beklentinin çok altında 80,9 milyon TL net kar açıkladı; yüksek finansman giderleri ve geriye dönük düzeltme dikkat çekiyor.

Ülker Bisküvi Sanayi A.Ş. (ULKER), 2025 yılının dördüncü çeyreğine ilişkin finansal sonuçlarını açıkladı. Açıklanan veriler, piyasa beklentilerinin oldukça gerisinde kaldı ve şirketin kârlılık tablosunda bazı önemli soru işaretleri doğurdu.

Net Kâr: Konsensüsün Çok Altında Bir Tablo

Piyasanın dördüncü çeyrek için beklediği net kâr rakamı 1,15 milyar TL iken şirket bu dönemde yalnızca 80,9 milyon TL net kâr açıkladı. Bu sonuç, konsensüs tahmininin yaklaşık %7’sine karşılık gelmekte olup ciddi bir olumsuz sürpriz niteliği taşımaktadır. Yılın ilk dokuz ayında 4,79 milyar TL net kâr elde eden şirket, 12 aylık kümülatif kârını 4,87 milyar TL olarak tamamladı.

Bu tabloya ek olarak dikkat çekici bir muhasebe hareketi daha göze çarpmaktadır: Şirket, bir önceki yıl 7,40 milyar TL olarak açıklanan 12 aylık net kârını geriye dönük olarak 9,69 milyar TL‘ye revize etmiştir. Bu tür geriye dönük düzeltmeler, özellikle enflasyon muhasebesi uygulamaları çerçevesinde zaman zaman gündeme gelse de yatırımcıların karşılaştırmalı analizlerini güçleştirmesi açısından yakından takip edilmesi gereken bir unsurdur.

Esas Faaliyet Kârlılığı Görece Güçlü

Net kârdaki zayıflığa karşın, şirketin net esas faaliyet kârı 12 aylık bazda 15,96 milyar TL olarak gerçekleşti. Bu rakam, şirketin asıl iş kolunda sürdürülebilir bir kâr üretme kapasitesine sahip olduğuna işaret etmektedir. Ancak söz konusu faaliyet kârının finansal borçların yalnızca %27,8‘ini karşılayabilmesi, borç yükünün şirket üzerindeki baskısını gözler önüne sermektedir. Diğer bir ifadeyle, şirketin cari faaliyet kârıyla mevcut borç stoğunu eritmesi yaklaşık 3,5-4 yıllık bir süreç gerektirecektir.

Özkaynak Büyümesi Sınırlı Kaldı

Ana ortaklığa ait özkaynaklar, bir önceki yılın Aralık ayına kıyasla 2,36 milyar TL artarak %5,8 büyüme kaydetmiştir. Bu artış nominal düzeyde olumlu görünse de enflasyonist ortam göz önüne alındığında reel değer korumanın ne ölçüde sağlandığı ayrıca sorgulanmalıdır. Özkaynak büyümesinin net kâr rakamıyla paralel seyretmesi, dönem içi dağıtılmamış kârların özkaynakları beslemede sınırlı kaldığını teyit etmektedir.

Finansal Borçlar: Tablonun En Kritik Kalemi

Şirketin bilançosundaki en çarpıcı unsur finansal borç yüküdür. 57,35 milyar TL düzeyindeki finansal borç, toplam varlıkların %45,2‘sine karşılık gelmektedir; bu oran, şirketin bilanço yapısının yarıya yakınının yabancı kaynaklarla finanse edildiğini ortaya koymaktadır. Öte yandan şirketin elinde 23,32 milyar TL nakit ve nakit benzeri varlık ile 6,42 milyon TL kısa vadeli finansal yatırım bulunmaktadır. Toplam 23,33 milyar TL olarak hesaplanan hızlı nakde dönebilen varlıklar, brüt finansal borcun ancak %40,7‘sini karşılayabilmektedir. Net finansal borç pozisyonu yaklaşık 34 milyar TL seviyesinde seyretmekte olup bu durum, faiz giderlerinin önümüzdeki dönemlerde de şirket kârlılığını baskılamaya devam edeceğine işaret etmektedir.

Net Finansman Gideri Kârlılığı Eziyor

Şirketin 12 aylık net finansman gideri 23,36 milyar TL ile son derece yüksek bir seviyede gerçekleşmiştir. Bu rakam, 15,96 milyar TL’lik net esas faaliyet kârının da üzerindedir; yani faaliyet kârının tamamı finansman maliyetlerini karşılamaya yetmemektedir. Aradaki farkı kapatmaya katkıda bulunan kalem ise 10,38 milyar TL‘lik yatırım faaliyetlerinden elde edilen net gelirdir. Şirketin bu seviyedeki yatırım gelirini istikrarlı biçimde sürdürebilmesi, yapısal sürdürülebilirlik açısından kritik önem taşımaktadır.

Enflasyon muhasebesi kapsamında hesaplanan 2,92 milyar TL net parasal pozisyon kazancı ise kâr tablosunu bir miktar destekleyen teknik bir kalem olarak öne çıkmaktadır. Bununla birlikte bu kalemin nakit etkisi bulunmadığından işletme nakdi açısından doğrudan bir katkısı söz konusu değildir.

Ticari Alacak-Borç Dengesi

Şirketin ticari alacakları 29,32 milyar TL, ticari borçları ise 14,21 milyar TL düzeyindedir. 15,11 milyar TL‘lik net ticari alacak fazlası, şirketin tedarikçiler üzerinde fiyatlandırma gücünün alıcılara kıyasla sınırlı kaldığını ya da tahsilat sürelerinin uzadığını düşündürmektedir. Bir önceki yılın enflasyon düzeltmeli bilançolarında bu rakam 15,22 milyar TL olarak kayıtlıydı; dolayısıyla net ticari alacak pozisyonunda belirgin bir değişim gözlemlenmemektedir.

Genel Değerlendirme

Ülker’in 2025 yılı bütünü değerlendirildiğinde ortaya çıkan tablo, güçlü bir operasyonel platforma karşın ağır finansman yükünün ve yatırım gider kalemlerinin net kârlılığı ciddi ölçüde aşındırdığını göstermektedir. Şirketin yüksek borç/varlık oranı ve finansman giderlerinin faaliyet kârını aşması, kısa vadede kâr dağıtım politikası ve büyüme stratejisi açısından kısıt oluşturmaktadır. Dördüncü çeyreğe ait beklenti sapmasının boyutu ise önümüzdeki dönemde analist revizyonlarını ve piyasa fiyatlamasını doğrudan etkileyecek niteliktedir.

Yatırımcılar açısından öncelikli izleme kriterleri arasında finansal borçların yeniden yapılandırılması, net finansman giderlerindeki seyir ve yatırım gelirlerinin sürdürülebilirliği yer almalıdır. Faiz ortamındaki olası değişimler ve şirketin borç çevirme kabiliyeti, ULKER hissesi için belirleyici etkenler olmayı sürdürecektir.

Analiz Uyarı

Eğitim amaçlı hazırlanan ve örnek verilerle desteklenen bu analiz (temel analiz, teknik analiz ve bilanço analizi), ilgili şirketin, endeksin, finansal aracın, emtianın, dövizin veya kripto paranın performansı hakkında genel bir bakış sunmaktadır. Bilançolarda güncel, doğru ve düzeltilmiş veriler için KAP bildirimleri ve şirket açıklamalarını takip etmenizi öneririz. Bu çalışmanın hazırlanmasında yapay zeka ve analiz yazılımları kullanılmıştır. Bilgilerde yanlışlık olabileceği unutulmamalı. Burada yazılan bilgilere istinaden işlem yapmayınız.