Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda ekonomiye ilişkin düzenlemeleri içeren kanun teklifinin ilk aşamasında 6 madde kabul edilirken, dikkat çeken bir gelişmeyle kripto varlıklara yönelik hükümler önergeyle metinden çıkarıldı. Böylece uzun süredir piyasaların yakından izlediği kripto düzenlemesi süreci bir kez daha ertelenmiş oldu.
Kabul edilen maddeler, vergi sisteminden sosyal güvenliğe, enerji sektöründen serbest bölgelere kadar geniş bir alanı kapsıyor. Özellikle vergi istisnalarının daraltılması ve bazı alanlarda teşviklerin yeniden şekillendirilmesi, paketin temel yönünü oluşturuyor.
Ekonomi paketinde öne çıkan düzenlemelerden biri, şans ve bahis oyunlarına yönelik reklam harcamalarının vergi avantajının kaldırılması oldu. Buna göre, bu tür ilan ve reklam giderleri artık ticari kazançtan düşülemeyecek. Bu adım, hem vergi tabanını genişletmeyi hem de söz konusu sektörün dolaylı teşviklerini azaltmayı hedefliyor.
Yükseköğretim alanında yapılan değişiklikle ise vakıf üniversitelerine bağlı sağlık kuruluşlarının kurumlar vergisi muafiyeti kapsamı dışına çıkarılması kararlaştırıldı. Bu düzenleme 1 Ocak 2027’de yürürlüğe girecek. Buna paralel olarak, vergi muafiyeti tanınan vakıflara ait üniversite hastanelerine sağlanan KDV istisnası da kaldırılıyor. Bu adımlar, kamu maliyesinde gelir artırıcı etkiler yaratmayı amaçlarken, eğitim ve sağlık sektöründe maliyet yapısını da doğrudan etkileyecek.
Bununla birlikte, kamu yararı kapsamında yapılan kamulaştırmalara yönelik önemli bir vergi düzenlemesi de pakette yer aldı. Kamulaştırılan taşınmazların kamu kurumlarına devri KDV’den istisna tutulacak. Bu düzenlemenin, özellikle altyapı ve kamu yatırımlarında maliyetleri düşürmesi bekleniyor.
İhracat ve üretim tarafında ise teşvik edici bir adım dikkat çekiyor. Serbest bölgelerde üretim yapan firmaların yurt dışına ve serbest bölgelere yaptıkları satışlardan elde ettikleri kazançlar gelir ve kurumlar vergisinden istisna olacak. Bu düzenleme 1 Ocak 2026’dan itibaren geçerli olacak ve Türkiye’nin ihracat odaklı büyüme stratejisini destekleyen önemli bir araç olarak değerlendiriliyor.
İş gücü piyasasına yönelik düzenlemede ise Cumhurbaşkanına önemli bir yetki veriliyor. İşsizlik sigortası primindeki yüzde 1’lik devlet payını yarıya kadar artırma veya azaltma yetkisi tanınarak, ekonomik koşullara göre esnek müdahale imkânı sağlanıyor. Bu düzenleme, özellikle kriz dönemlerinde istihdamı destekleyici politika alanını genişletiyor.
Enerji tarafında ise en dikkat çekici başlık, BOTAŞ ile ilgili düzenleme oldu. Buna göre, BOTAŞ’ın geçmiş vergi ve benzeri borçları, Hazine’den olan alacaklarına karşılık mahsup edilerek silinecek. Üstelik bu borçlara gecikme faizi ve cezalar da uygulanmayacak. Aynı mekanizma, 31 Aralık 2026’ya kadar oluşacak yeni yükümlülükler için de geçerli olacak ve işlemler aylık olarak yapılacak.
Bu düzenleme, enerji fiyatlarının kamu eliyle dengelenmesi sürecinde oluşan görev zararlarının bilanço üzerindeki etkisini hafifletmeyi amaçlıyor. Ancak aynı zamanda, kamu maliyesi açısından dolaylı bir yük transferi anlamına geldiği için tartışma yaratabilecek bir başlık olarak öne çıkıyor.
Kripto varlıklara ilişkin maddelerin tekliften çıkarılması ise piyasa açısından ayrı bir önem taşıyor. Son dönemde küresel ölçekte hızlanan regülasyon sürecine rağmen Türkiye’de bu alandaki yasal çerçevenin netleşmemesi, yatırımcılar ve sektör oyuncuları açısından belirsizliğin devam edeceğine işaret ediyor. Bu durum, özellikle fintech ve dijital varlık ekosisteminin gelişimi açısından kısa vadede bir “bekle-gör” dönemini beraberinde getirebilir.
Genel çerçevede değerlendirildiğinde, TBMM’de kabul edilen bu düzenlemeler bir yandan vergi gelirlerini artırmayı, diğer yandan üretim ve ihracatı teşvik etmeyi hedefleyen dengeli bir yaklaşım sunuyor. Ancak özellikle enerji ve kamu maliyesi tarafındaki düzenlemelerin uzun vadeli etkileri, bütçe dengeleri ve enflasyon üzerindeki yansımalarıyla birlikte daha net ortaya çıkacak.











