Küresel enerji piyasalarında tansiyon hızla yükselirken, petrol fiyatları ABD ile İran arasında artan gerilimin etkisiyle yukarı yönlü hareketini sürdürüyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik sertleşen açıklamaları ve Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalmaya devam etmesi, piyasalarda arz endişelerini derinleştirdi. Bu gelişmelerin etkisiyle Brent petrol vadeli işlemleri Salı sabah saatlerinde %1.59 artışla 111.5 dolar seviyesine yükseldi.
Washington yönetimi, İran’ın boğazı açmaması durumunda daha sert adımlar atılacağı yönünde açık mesajlar verirken, Trump’ın Tahran’a yönelik yaptırım ve askeri müdahale ihtimalini gündeme getirmesi, jeopolitik risk primini ciddi şekilde artırdı. ABD tarafının sunduğu ateşkes önerisinin ise İran tarafından reddedildiği ve bu süreçte tansiyonun daha da yükselebileceği değerlendiriliyor. İran yönetimi, çatışmaların geçici değil kalıcı şekilde sona ermesi gerektiğini savunarak geri adım atmıyor.
Krizde en kritik unsur olarak öne çıkan Hürmüz Boğazı, küresel petrol arzının yaklaşık %20’sinin geçtiği hayati bir enerji koridoru konumunda bulunuyor. 28 Şubat’tan bu yana İran güçleri tarafından fiilen kapalı olan boğaz, enerji piyasalarında arz yönlü şok riskini artırıyor. Bu durum, yalnızca petrol fiyatlarını değil, aynı zamanda küresel enflasyon beklentilerini ve ekonomik dengeleri de doğrudan etkileyebilecek bir gelişme olarak öne çıkıyor.
Sahadan gelen veriler de gerilimin etkilerini doğrular nitelikte. İran Devrim Muhafızları’nın iki Katar LNG tankerini durdurduğu yönündeki haberler ve son günlerde boğazdan geçen gemi trafiğinin ciddi şekilde azalması, enerji arzında kesinti ihtimalini güçlendiriyor. Analistler, piyasalarda özellikle Trump’ın verdiği sürenin ve bu sürenin sonunda atılacak adımların yakından takip edildiğini belirtiyor.
Uzmanlara göre mevcut tablo, petrol fiyatlarında kısa vadede yukarı yönlü hareketin devam edebileceğine işaret ediyor. Arz tarafındaki belirsizlikler ve jeopolitik riskler, fiyatları destekleyen en önemli unsurlar olarak öne çıkarken, olası bir askeri müdahale veya yaptırımların sertleşmesi durumunda petrol fiyatlarında daha sert yükselişlerin görülmesi mümkün. Buna karşılık diplomatik bir çözüm ihtimali ise piyasalar açısından en önemli aşağı yönlü risk faktörü olarak değerlendiriliyor.
Genel çerçevede bakıldığında, Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmelerin yalnızca enerji piyasalarıyla sınırlı kalmayıp, küresel ticaret, enflasyon ve merkez bankası politikaları üzerinde de belirleyici olabileceği ifade ediliyor. Bu nedenle yatırımcılar ve piyasa aktörleri, bölgedeki gelişmeleri anlık olarak takip etmeye devam ediyor.











