Finansal Sonuçlarda Sınırlı Toparlanma ve Sektörel Ayrışma Dikkat Çekecek

2025 yılının ikinci çeyreğine dair şirket finansallarında, sektör bazlı belirgin bir ayrışma yaşandığı görülüyor. Analistler, bankacılık sektöründe kamu bankaları ve olağandışı gelirler hariç tutulduğunda kârlarda yatay seyrin sürdüğünü, sigorta şirketlerinde ise finansal gelirlerdeki baz etkisi sayesinde belirgin kâr artışları öngörüyor. Finans dışı şirketlerde ise sektörel performanslar farklılık gösteriyor. Rafineri, savunma sanayi, telekomünikasyon ve gayrimenkul yatırım ortaklıklarında (GYO) görece bir toparlanma dikkat çekerken, demir-çelik, otomotiv, petrokimya, havacılık ve dayanıklı tüketim sektörlerinde kâr baskısının devam ettiği görülüyor.

İkinci çeyrekte ekonomik görünüm mart sonrası ek sıkılaşma adımlarıyla reel faizlerin yükselmesiyle şekillendi. Mayıs ve haziran aylarında enflasyonun beklentilerin altında kalması, temmuz Para Politikası Kurulu toplantısında faiz indirimi sürecinin yeniden başlaması ve 300 baz puanlık indirim piyasalar tarafından olumlu karşılandı. Tüketim tarafında ise, mevsimsel etkiler ve fiyat artışlarına karşı önlem alma motivasyonuyla canlılık sürdü. TL’nin dönem ortalamasında %5 civarında değer kaybı yaşaması, önceki yıla kıyasla reel değer kazanımını korurken; petrol fiyatlarının düşmesi ve Euro/dolar paritesindeki değişim üretim maliyetlerine ve ihracata olumlu yansıdı. Ancak ihracat pazarlarındaki süregelen zayıflık nedeniyle İSO Türkiye İhracat İklim Endeksi önceki çeyrek seviyesinin altına geriledi.

Finansal koşullar, özellikle imalat ve ihracat sektörlerinde baskı yaratmaya devam ediyor. TL ticari kredi faizleri bir önceki çeyreğe göre 600 baz puan artarak son bir yılın en yüksek seviyesine ulaştı. Tüketici kredi faizlerinde de benzer bir eğilim gözlendi. Kur sepetinin TL’ye karşı yıllık artışı %25 seviyesinde kalsa da, bu oran yıllık enflasyonun altında kaldı. Bu durum, özellikle yüksek ithalat girdisine sahip üretici ve ihracatçı sektörlerin kârlılığını sınırlamayı sürdürüyor. Buna karşılık Euro/dolar paritesindeki güçlenme ve petrol fiyatlarındaki düşüş, önümüzdeki dönemlerde iyileşme potansiyeli sunuyor.

Sektörler arası ayrışma bu dönemde daha da belirginleşti. Telekom sektöründe fiyat ayarlamalarının sürmesi, rafinaj ve LPG dağıtımında mevsimsel talep, GYO’larda faiz indirim beklentisiyle hızlanan konut ve ofis talebi pozitif ayrışmayı beraberinde getirdi. Otomotiv sektörü artan satış hacmine rağmen birim üretim maliyetlerindeki artış nedeniyle zorlanıyor. Havacılık sektöründe ise satış büyümesi ve FAVÖK artışına rağmen finansal gelirlerdeki düşüş ve artan vergi yükü kârlılığı sınırlandırıyor. Ayrıca TL’nin önceki yıla göre reel olarak değer kazanması, küresel talep zayıflığı ve yüksek finansman maliyetleri demir-çelik ve dayanıklı tüketim sektörlerini olumsuz etkilemeye devam ediyor.

İkinci çeyrekte olumlu ayrışan şirketler arasında Aygaz, Tüpraş, Aselsan, Otokar, Türk Telekom, Avrupakent GYO ve Torunlar GYO öne çıkıyor. Aygaz, düşen LPG fiyatları ve dağıtım marjlarındaki artıştan, Tüpraş ise ürün marjlarının artışı ve enflasyon etkisinin azalışından fayda sağladı. Aselsan ve Otokar’da sipariş artışı, Türk Telekom’da abone kazanımı ve fiyat ayarlamaları öne çıkan unsurlar oldu. Avrupakent GYO konut ve ofis teslimatları ile güçlü kira gelirlerinden, Torunlar GYO ise enflasyonun üzerindeki kira artışları, faiz gelirleri ve düşük baz etkisinden faydalanarak güçlü sonuçlar açıklayabilir. Pegasus’ta FAVÖK artışı, Medical Park’ta verimlilik kazanımları ve Meditera’da parite etkisiyle kâr büyümesi analistler tarafından bekleniyor.

Buna karşılık zayıf finansal sonuçlar beklenen şirketler arasında Tofaş, Doğuş Otomotiv, Türk Traktör ve Vestel Beyaz Eşya yer alıyor. Tofaş ve Doğuş Otomotiv, artan maliyetler ve fiyat rekabeti nedeniyle olumsuz etkilenebilir. Türk Traktör’de zayıf talep ve düşük kapasite kullanımı, Vestel Beyaz Eşya’da ise yüksek borçluluk ve baskılanan fiyatlama gücü kârları sınırlayabilir. Demir-çelik tarafında ise zayıf marjların Erdemir ve Kardemir üzerindeki etkisi sürüyor. Kardemir’in FAVÖK büyümesinin TMS29 etkisinden kaynaklandığı, operasyonel performansının sınırlı kaldığı değerlendiriliyor.

Bankacılık sektöründe net faiz gelirlerinde düşüş görülürken, komisyon gelirleri ve kontrollü karşılık giderleri kârlılığı dengeledi. Hazine gelirlerinin azalması ve faaliyet giderlerinin özellikle personel maliyetlerindeki artış nedeniyle yükselmesi banka kârlarını sınırlandırdı. Bazı bankaların aktif satışları ve iştirak değerlemeleri ise kârları destekleyen faktörler arasında yer aldı. Bu bağlamda özel bankalarda %10’a, kamu bankalarında ise %50’ye varan kâr düşüşü analistler tarafından makul görülüyor.

Sigorta sektöründe ise güçlü finansal sonuçlar dikkat çekiyor. Türkiye Sigorta’nın hem teknik hem de finansal gelir performansıyla net kâr beklentisini %10 aşması, sektöre yönelik olumlu beklentileri destekliyor. Anadolu Sigorta ve Anadolu Hayat Emeklilik’te de finansal gelirlerin toparlanmasıyla %25-%35 arasında kâr artışı analistler tarafından bekleniyor.

2Ç25 bilanço sezonu Türkiye Sigorta’nın 21 Temmuz’da açıkladığı sonuçlarla resmen başladı. 28 Temmuz’da Tofaş, Türk Traktör, Anadolu Sigorta ve Anadolu Hayat Emeklilik; 29 Temmuz’da ise Akbank, Otokar, Aygaz, Tüpraş ve TAV Havalimanları’nın finansallarını açıklaması bekleniyor. Solo bazlı bilanço açıklamaları için son tarih 11 Ağustos, konsolide bilançolar için ise 19 Ağustos olarak belirlendi.

Genel değerlendirmede, finansal sıkılaşmanın etkileriyle birlikte kârlarda sınırlı toparlanmanın yaşandığı, ancak sektörler arası ciddi ayrışmanın sürdüğü bir dönem izleniyor. Analistler, küresel talep koşulları, TL’nin değer seyri ve emtia fiyatlarının gelecek çeyreklerdeki değişimi ile şirket performanslarının farklı yönlerde etkilenmeye devam edeceğini değerlendiriyor.

Analiz Uyarı

Eğitim amaçlı hazırlanan ve örnek verilerle desteklenen bu analiz (temel analiz, teknik analiz ve bilanço analizi), ilgili şirketin, endeksin, finansal aracın, emtianın, dövizin veya kripto paranın performansı hakkında genel bir bakış sunmaktadır. Bilançolarda güncel, doğru ve düzeltilmiş veriler için KAP bildirimleri ve şirket açıklamalarını takip etmenizi öneririz. Bu çalışmanın hazırlanmasında yapay zeka ve analiz yazılımları kullanılmıştır. Bilgilerde yanlışlık olabileceği unutulmamalı. Burada yazılan bilgilere istinaden işlem yapmayınız.