Endeksler, sermaye piyasalarının en önemli referans noktalarından biridir. Bir şirketin endekste yer alması yalnızca görünürlüğünü artırmakla kalmaz, aynı zamanda yerli ve yabancı yatırım fonlarının ilgisini de üzerine çeker. Bu nedenle endekslere dahil olma kriterleri, piyasanın sağlıklı işlemesi açısından büyük önem taşır. Bugün birçok değerlendirmede Fiyat/Kazanç (F/K) oranı önemli bir gösterge olarak kabul edilse de, tek başına yeterli bir kriter değildir. Özellikle uzun vadeli ve sürdürülebilir değerleme açısından Piyasa Değeri/Defter Değeri (PD/DD) oranının da endeks kriterleri arasında mutlaka yer alması gerektiği düşüncesi giderek daha fazla önem kazanmaktadır.
F/K oranı, şirketin piyasa değerini elde ettiği kâra göre değerlendiren önemli bir göstergedir. Ancak bu oranın en büyük zayıf noktası, şirketlerin dönemsel kârlılık dalgalanmalarından doğrudan etkilenmesidir. Büyük yatırım yapan, kapasitesini artıran veya yeni projeler nedeniyle geçici olarak düşük kârlılık açıklayan şirketlerde F/K oranı bir anda çok yüksek seviyelere çıkabilir. Oysa bu durum şirketin pahalı olduğu anlamına gelmeyebilir. Yatırımlar tamamlanıp üretim ve satışlar arttığında kârlılık normale döner ve F/K oranı da kısa sürede yeniden makul seviyelere gerileyebilir. Dolayısıyla F/K oranı bazı dönemlerde şirketin gerçek değerini yansıtmakta yetersiz kalabilir.
Buna karşılık PD/DD oranı, şirketin piyasa değerini öz kaynaklarına göre ölçtüğü için çok daha istikrarlı bir yapıya sahiptir. Öz kaynaklar kısa süre içinde olağanüstü değişmediğinden, PD/DD oranı da ani dalgalanmalar göstermez. Bu nedenle şirketin uzun vadeli değerlemesini analiz ederken yatırımcılara daha sağlıklı bir bakış açısı sunar. Özellikle bilanço gücü yüksek şirketlerde PD/DD oranı, piyasanın şirkete biçtiği değerin ne ölçüde gerçekçi olduğunu anlamada önemli bir referans niteliği taşır.
Endeks seçimlerinde PD/DD kriterinin kullanılması, yalnızca değerleme kalitesini artırmakla kalmayabilir, aynı zamanda piyasadaki aşırı fiyatlamaların da önüne geçebilir. Çünkü bazı hisselerde şirketin finansal yapısıyla açıklanamayacak ölçüde yüksek fiyat hareketleri görülebilmektedir. Bu durum çoğu zaman PD/DD oranının olağan seviyelerin çok üzerine çıkmasına neden olur. Elbette yüksek PD/DD her zaman fiyat manipülasyonu anlamına gelmez. Güçlü büyüme potansiyeline, yüksek kârlılık beklentisine veya teknoloji gibi yüksek katma değerli sektörlere sahip şirketlerde bu oran doğal olarak yüksek olabilir. Ancak finansal performansla desteklenmeyen aşırı yüksek PD/DD seviyeleri, yatırımcılar açısından dikkatle incelenmesi gereken önemli bir uyarı sinyali niteliği taşır.
Bugün dünya genelindeki gelişmiş piyasalarda da tek bir finansal göstergeye bağlı değerleme yaklaşımı yerine, birden fazla kriter birlikte değerlendirilmektedir. Kârlılık, öz kaynak yapısı, likidite, kurumsal yönetim, halka açıklık oranı ve işlem hacmi gibi birçok unsur birlikte ele alınmaktadır. Bu yaklaşım, endekslerin daha sağlıklı şirketlerden oluşmasını sağlarken yatırımcı güvenini de güçlendirmektedir.
Borsa İstanbul’da da benzer bir yaklaşım benimsenmesi, endekslerin temsil gücünü artırabilir. F/K ve PD/DD oranlarının birlikte değerlendirilmesi, şirketlerin hem kârlılık performansını hem de bilanço gücünü aynı anda dikkate alan daha dengeli bir sistem oluşturabilir. Böylece geçici kâr dalgalanmaları nedeniyle oluşabilecek hatalı değerlendirmeler azaltılabilirken, öz kaynaklarına göre aşırı fiyatlanan hisselerin de endekslerde ağırlık kazanmasının önüne geçilebilir.
Sonuç olarak, F/K oranı önemli bir finansal gösterge olsa da tek başına karar vermek için yeterli değildir. PD/DD oranının da endeks kriterleri arasında yer alması, daha gerçekçi şirket değerlemelerine katkı sağlayabilir ve piyasanın sağlıklı fiyatlama mekanizmasını destekleyebilir. Daha dengeli ve çok kriterli bir endeks yapısı, hem yatırımcı güvenini artıracak hem de uzun vadede sermaye piyasalarının sürdürülebilir gelişimine önemli katkılar sunacaktır. Sağlıklı bir sermaye piyasasının temelinde yalnızca yükselen fiyatlar değil, güçlü bilançolar ve gerçekçi değerlemeler bulunur.









