Ateşkes Doları Zayıflattı: Küresel Para Birimlerinde Yükseliş Dalgası

Ateşkes sonrası dolar zayıfladı, euro ve yen yükseldi; piyasalarda iyimserlik artsa da belirsizlikler sürüyor.

ABD Başkanı Donald Trump’ın İran ile iki haftalık ateşkes anlaşmasına varıldığını açıklaması, küresel piyasalarda önemli bir yön değişimine neden oldu. Jeopolitik tansiyonun düşmesiyle birlikte yatırımcıların güvenli liman talebi azalırken, dolar Asya piyasalarında son bir ayın en düşük seviyesine geriledi. Bu gelişme, başta euro ve Japon yeni olmak üzere birçok para biriminin dolar karşısında değer kazanmasını beraberinde getirdi.

Ateşkes haberinin ardından Japon yeni yüzde 0,8 değer kazanarak 158,36 seviyesine yükselirken, Euro yüzde 0,7 artışla 1,1674 dolara ulaştı. İngiliz sterlini de benzer bir seyir izleyerek yüzde 0,8 primle 1,34 dolar seviyesine çıktı. Emtia para birimlerinde ise daha güçlü hareketler dikkat çekti; Avustralya doları yüzde 1,1 artışla 0,7054 seviyesine, Yeni Zelanda doları ise yüzde 1,5 yükselerek 0,5819 dolara ulaştı.

Bu fiyatlamanın arkasında, Trump’ın ateşkes öncesinde kullandığı sert söylemlerden diplomatik bir çizgiye geçiş yapması etkili oldu. Daha önce İran’a yönelik ağır tehditlerde bulunan Trump’ın, son anda ateşkese yönelmesi ve Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasına yönelik beklentilerin güçlenmesi, küresel ticaret ve enerji arzı üzerindeki riskleri azalttı. Bu da yatırımcıların güvenli limanlardan çıkarak daha riskli varlıklara yönelmesine yol açtı.

Piyasalarda oluşan bu tablo, “temkinli iyimserlik” olarak tanımlanıyor. National Australia Bank Döviz Stratejisi Başkanı Ray Attrill, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasının riskli varlıklardaki yükselişi hızlandırabileceğini belirtirken, önümüzdeki iki haftalık süreçte belirsizliklerin devam edeceğine dikkat çekti. Bu nedenle yatırımcıların agresif pozisyonlar almak yerine dikkatli hareket etmeleri gerektiği vurgulanıyor.

Öte yandan Reserve Bank of New Zealand, politika faizini ikinci toplantısında da yüzde 2,25 seviyesinde sabit tutarak küresel gelişmeleri yakından izlediğini açıkladı. Banka, savaşın ekonomik etkilerine bağlı olarak enflasyon baskılarının artması durumunda para politikasında değişikliğe gitmeye hazır olduğunu ifade etti.

ABD para politikasına ilişkin beklentilerde de dikkat çekici bir değişim yaşandı. Vadeli işlemler, Federal Reserve’in Aralık ayındaki toplantısında en az 25 baz puanlık faiz indirimi ihtimalinin ciddi şekilde zayıfladığını gösteriyor. Bir gün önce faizlerin sabit kalacağı beklentisi yüzde 74,5 seviyesindeyken, son gelişmelerle birlikte bu ihtimal “yazı tura” seviyesine geriledi. Bu durum, dolar üzerindeki baskının artmasında önemli rol oynadı.

Doların altı büyük para birimine karşı performansını ölçen dolar endeksi ise üst üste üçüncü gününde de düşüş kaydederek 98,838 seviyesine geriledi ve 11 Mart’tan bu yana en düşük seviyesini gördü. Bu düşüş, küresel yatırımcıların risk iştahındaki artışın somut bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.

Asya piyasalarında da dikkat çekici hareketler yaşandı. Güney Kore wonu, yüzde 1,6 değer kazanarak 1.477,10 seviyesine yükseldi ve İran savaşının başlangıcından bu yana en güçlü günlük performansını sergiledi. Bu yükseliş, Kuzey Kore’nin balistik füze denemesi gibi risk unsurlarına rağmen gerçekleşmesiyle dikkat çekti ve piyasalarda jeopolitik risklere karşı duyarlılığın seçici hale geldiğini gösterdi.

Genel tabloya bakıldığında, ateşkesin kısa vadede piyasalara nefes aldırdığı açıkça görülüyor. Ancak uzmanlara göre bu iyimserliğin kalıcı olup olmayacağı, ateşkesin sürdürülebilirliği ve bölgedeki jeopolitik gelişmelerin seyrine bağlı olacak. Bu nedenle yatırımcıların, mevcut yükselişleri fırsat olarak değerlendirirken aynı zamanda olası risk senaryolarını göz ardı etmemeleri kritik önem taşıyor.