Yabancı Yatırımcıdan Hisse ve Tahvil’de Güçlü Dönüş

Yabancı yatırımcılar Türk varlıklarına güçlü döndü; hissede rekor alım, toplam stok 61 milyar doları aştı.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından açıklanan haftalık menkul kıymet istatistikleri, yabancı yatırımcıların Türk finansal varlıklarına yönelik ilgisinin yeniden belirgin şekilde arttığını ortaya koydu. 17 Nisan haftasına ait veriler, özellikle hisse senedi tarafında son yılların en güçlü girişlerinden birine işaret ederken, tahvil piyasasında da istikrarlı bir talep oluştuğunu gösterdi.

Açıklanan verilere göre, yurt dışında yerleşik yatırımcılar söz konusu haftada 579,4 milyon dolarlık hisse senedi ve 243 milyon dolarlık tahvil alımı gerçekleştirdi. Böylece yabancı yatırımcılar, iki hafta üst üste hem hisse senedi hem de tahvil piyasasında net alıcı konumda yer aldı. Bir önceki hafta da benzer şekilde güçlü bir giriş yaşanmış, yatırımcılar 430,3 milyon dolar hisse ve 712,7 milyon dolar tahvil alımı yapmıştı. Bu tablo, kısa vadeli dalgalanmalara rağmen yabancı ilgisinin yeniden kalıcı hale gelmeye başladığı şeklinde yorumlanıyor.

Özellikle hisse senedi tarafında yaşanan hareket dikkat çekici boyutlara ulaştı. Son verilerle birlikte yabancıların gerçekleştirdiği hisse alımları, 13 Kasım 2020’de pandemi döneminde kaydedilen seviyelerden bu yana en yüksek noktaya çıktı. Bu gelişme, Türkiye piyasalarının küresel yatırımcılar nezdinde yeniden cazip hale gelmeye başladığına işaret eden önemli bir gösterge olarak öne çıkıyor.

Yabancı yatırımcıların portföy büyüklüğünde de kayda değer bir artış gözlendi. Türkiye’deki toplam hisse senedi stoku 59,58 milyar dolardan 61,35 milyar dolara yükselerek 61 milyar doların üzerine çıktı. Tahvil tarafında ise daha sınırlı bir artış yaşandı ve stok büyüklüğü 15,21 milyar dolardan 15,28 milyar dolara ulaştı. Bu veriler, hisse senetlerine olan ilginin tahvillere kıyasla daha güçlü olduğunu ortaya koyuyor.

Detaylara bakıldığında, 10 Nisan haftasında 42,4 milyar dolar seviyesinde bulunan hisse senedi stoku, 17 Nisan haftasında 44,1 milyar dolara yükseldi. Aynı dönemde devlet iç borçlanma senetleri (DİBS) stoku 15,2 milyar dolardan 15,27 milyar dolara çıkarken, özel sektör tahvilleri (ÖST) tarafında sınırlı bir gerileme yaşandı ve stok büyüklüğü 1,94 milyar dolardan 1,93 milyar dolara indi.

Bu gelişmeler, Türkiye ekonomisine yönelik dış algının kademeli olarak iyileştiğine işaret ediyor. Özellikle sıkı para politikası duruşunun sürdürülmesi, enflasyonla mücadelede kararlılık mesajları ve makroekonomik dengelenme sürecinin devam etmesi, yabancı yatırımcıların yeniden pozisyon almasını destekleyen temel faktörler arasında gösteriliyor. Ayrıca küresel ölçekte faiz indirim beklentilerinin güçlenmesi ve gelişmekte olan piyasalara yönelik risk iştahının artması da Türkiye gibi piyasalar için ek bir avantaj yaratıyor.

Önümüzdeki süreçte bu eğilimin kalıcılığı açısından, hem küresel finansal koşullar hem de Türkiye’nin uyguladığı ekonomi politikalarının seyri belirleyici olacak. Yabancı girişlerinin devam etmesi halinde, piyasalarda likiditenin artması, finansman maliyetlerinin düşmesi ve özellikle borsa tarafında yukarı yönlü hareketlerin güçlenmesi beklenebilir. Ancak olası jeopolitik riskler ve küresel piyasalardaki oynaklık, bu olumlu tablo üzerinde belirleyici olmaya devam edecek.