Vatandaşın Bütçesinde En Büyük Yük Konut ve Kira Harcamaları Oldu

TÜİK verilerine göre 2025’te hane bütçesinde en büyük payı yüzde 29,3 ile konut ve kira harcamaları aldı.

Türkiye’de artan yaşam maliyetleri ve ekonomik koşullar, vatandaşların harcama alışkanlıklarını doğrudan şekillendirmeye devam ediyor. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı 2025 yılı Hanehalkı Bütçe Araştırması, vatandaşların bütçesinde en büyük payı yine konut ve kira giderlerinin aldığını ortaya koydu. Araştırma sonuçları, gelir seviyelerine göre değişen harcama eğilimlerini ve hanelerdeki gıda israfı alışkanlıklarını da gözler önüne serdi.

TÜİK verilerine göre Türkiye genelinde hanehalklarının tüketim amaçlı yaptığı harcamalarda en yüksek pay yüzde 29,3 ile konut ve kira giderlerine ayrıldı. Artan kira fiyatları, konut maliyetleri ve temel yaşam giderleri nedeniyle barınma harcamaları vatandaş bütçesinde en büyük yük olmayı sürdürdü. Konut ve kirayı yüzde 20,5 ile ulaştırma harcamaları, yüzde 17,3 ile gıda ve alkolsüz içecekler takip etti. Bu tablo, temel ihtiyaçların hane bütçesi üzerindeki baskısının sürdüğünü gösterdi.

Öte yandan toplam tüketim harcamalarında en düşük paya sahip kalemler arasında sigorta ve finansal hizmetler yüzde 0,8, eğitim hizmetleri yüzde 1,8 ve sağlık harcamaları yüzde 2,2 seviyesinde kaldı. Uzmanlara göre bu durum, özellikle dar gelirli vatandaşların zorunlu ihtiyaçlar dışında kalan harcamaları ertelemek zorunda kaldığını ortaya koyuyor.

Araştırmanın dikkat çeken yönlerinden biri de gelir seviyesi arttıkça harcama tercihlerinin değişmesi oldu. En yüksek gelir grubunda yer alan haneler bütçelerinin yüzde 25,7’sini konut ve kiraya, yüzde 25’ini ulaştırmaya, yüzde 12,4’ünü ise gıda ve alkolsüz içeceklere ayırdı. Gelir seviyesi yükseldikçe ulaştırma harcamalarının payındaki artış dikkat çekti. Özel araç kullanımı, yakıt giderleri, seyahat ve mobilite harcamalarının üst gelir grubunda daha fazla yer tuttuğu değerlendiriliyor.

Buna karşılık en düşük gelir grubundaki haneler için tablo çok daha farklı. Düşük gelirli aileler bütçelerinin yüzde 38,7’sini konut ve kira giderlerine ayırırken, gıda ve alkolsüz içecek harcamaları yüzde 29,2’ye kadar yükseldi. Aynı grupta ulaştırma harcamalarının payı ise yalnızca yüzde 8,6 seviyesinde kaldı. Bu durum, düşük gelirli vatandaşların bütçelerinin büyük bölümünü yalnızca temel yaşam ihtiyaçlarına ayırmak zorunda kaldığını ortaya koydu.

Gelir kaynağına göre yapılan değerlendirmeler de önemli farklılıkları ortaya çıkardı. Ana gelir kaynağı maaş, ücret veya yevmiye olan haneler bütçelerinin yüzde 26,4’ünü konut ve kiraya, yüzde 21,9’unu ulaştırmaya, yüzde 16’sını ise gıda harcamalarına ayırdı. Müteşebbis geliri elde eden hanelerde ise ulaştırma harcamaları yüzde 25,9 ile ilk sıraya yaklaşırken, konut ve kira harcamaları yüzde 25,5, gıda harcamaları ise yüzde 17 seviyesinde gerçekleşti. İş insanları ve girişimci kesimde hareketlilik ve ulaşım kaynaklı giderlerin daha yüksek olduğu değerlendiriliyor.

Araştırma, hane büyüklüğünün harcama alışkanlıklarını doğrudan etkilediğini de gösterdi. Tek kişilik hanelerde konut ve kira harcamalarının bütçedeki payı yüzde 41 gibi oldukça yüksek bir seviyeye çıktı. Bu oran, yalnız yaşayan bireylerin kira ve sabit gider yükünü paylaşamaması nedeniyle barınma maliyetlerinin daha ağır hissedildiğini gösteriyor. Aynı grupta gıda ve alkolsüz içecek harcamalarının payı yüzde 14,3, ulaştırma harcamalarının payı ise yüzde 14,4 olarak kaydedildi.

Altı ve daha fazla kişinin yaşadığı kalabalık hanelerde ise tablo farklılaştı. Bu hanelerde gıda harcamalarının payı yüzde 23,7’ye yükselirken, konut ve kira harcamaları yüzde 24,4, ulaştırma harcamaları ise yüzde 18,1 seviyesinde gerçekleşti. Kalabalık ailelerde temel tüketim ihtiyacının artması nedeniyle gıda giderlerinin bütçe içinde daha büyük yer tuttuğu görüldü.

Araştırmanın en dikkat çekici başlıklarından biri ise gıda israfı verileri oldu. TÜİK sonuçlarına göre hanelerde en fazla israf edilen ürün grubu yüzde 39,7 ile taze meyve ve sebzeler olarak belirlendi. Taze meyve ve sebzeleri yüzde 32,5 ile ekmek, yüzde 15,1 ile süt ve süt ürünleri izledi. Uzmanlar, yüksek gıda fiyatlarına rağmen yaşanan israfın önlenmesi için daha planlı alışveriş yapılması, ihtiyaç kadar ürün alınması ve saklama koşullarına dikkat edilmesi gerektiğini vurguluyor.

Ekonomistler, araştırma sonuçlarının Türkiye’de barınma maliyetlerinin hane bütçesi üzerindeki baskısını net şekilde ortaya koyduğunu ifade ediyor. Özellikle düşük gelir grubunda konut ve gıda harcamalarının toplam bütçenin büyük bölümünü oluşturması, vatandaşların tasarruf kapasitesini azaltırken eğitim, kültür ve sosyal harcamalara ayrılan payı da sınırlıyor. Veriler aynı zamanda gelir adaletsizliği, yaşam maliyetleri ve tüketim alışkanlıkları açısından ekonomik politikaların önemini yeniden gündeme taşıyor.