Trump’ın Çıkışı Piyasaları Sarstı: Petrol Yükseldi, Avrupa’da Kırmızı Alarm

Trump’ın İran ateşkesine yönelik sert açıklamaları petrolü yükseltti, Avrupa borsalarında satış baskısı ve enflasyon endişesi arttı.

ABD Başkanı Donald Trump’ın İran ile yürütülen ateşkes sürecine ilişkin yaptığı sert açıklamalar küresel piyasalarda tansiyonu yeniden yükseltti. Trump’ın ateşkesi “hayat destek ünitesine bağlı” olarak nitelendirmesi, Orta Doğu’da çatışmaların yeniden şiddetlenebileceği endişelerini artırırken, enerji fiyatlarında sert hareketlere neden oldu. Özellikle petrol fiyatlarındaki yükseliş, küresel enflasyon baskılarının yeniden güçlenebileceği beklentisini gündeme taşıdı.

Avrupa piyasaları yeni güne negatif beklentiyle hazırlanırken, yatırımcıların risk iştahında belirgin bir gerileme yaşandı. Vadeli işlemlerde İngiltere’nin FTSE 100 endeksinin yüzde 0,5, Almanya’nın DAX endeksinin yüzde 0,76, Fransa’nın CAC 40 endeksinin yüzde 0,4 ve İtalya’nın FTSE MIB endeksinin yüzde 0,56 ekside açılması bekleniyor. Analistler, enerji maliyetlerindeki artışın özellikle Avrupa ekonomileri üzerinde baskıyı artırabileceğini değerlendiriyor.

Trump’ın Oval Ofis’te yaptığı açıklamalar piyasaların yönünü değiştiren ana unsur oldu. ABD yönetiminin savaşın sona erdirilmesine yönelik teklifine İran’ın “kabul edilemez” bir yanıt verdiğini söyleyen Trump, yaklaşık bir aydır devam eden ateşkes sürecinin artık “inanılmaz derecede kırılgan” hale geldiğini ifade etti. Bu söylem, piyasalarda kısa süre önce oluşan iyimser havanın hızla dağılmasına neden oldu.

Jeopolitik risklerdeki artışla birlikte petrol fiyatları yukarı yönlü hareket ederken, enerji ithalatçısı ülkelerde enflasyon baskısının yeniden hızlanabileceği beklentileri öne çıktı. Özellikle Avrupa ekonomileri için enerji maliyetleri kritik önem taşırken, yatırımcılar enerji fiyatlarındaki yükselişin büyüme görünümünü bozabileceğinden endişe ediyor.

Asya-Pasifik piyasalarında karışık bir görünüm izlenirken, ABD vadeli endeksleri yatırımcıların bugün açıklanacak kritik enflasyon verilerine odaklanmasıyla yatay seyir izledi. Dow Jones anketine katılan ekonomistler, ABD’de nisan ayı tüketici fiyat endeksinin yıllık bazda yüzde 3,7 artmasını bekliyor. Beklentilere paralel veya üzerinde gelebilecek bir veri, ABD Merkez Bankası’nın faiz indirim sürecini daha da geciktirebileceği yorumlarını güçlendirebilir.

Özellikle son dönemde yükselen enerji fiyatlarının, enflasyonda 2023 yılından bu yana görülen en sert artışlardan birini tetikleyebileceği değerlendiriliyor. Bu durum yalnızca ABD piyasaları açısından değil, küresel finansal sistem açısından da kritik önem taşıyor. Çünkü yüksek petrol fiyatları; üretim, lojistik ve tüketim maliyetlerini artırarak dünya genelinde merkez bankalarının enflasyonla mücadelesini zorlaştırabilir.

Öte yandan İngiltere’de siyasi cephede de belirsizlikler derinleşiyor. Başbakan Keir Starmer üzerindeki baskı giderek artarken, İşçi Partisi’nden 70’i aşkın milletvekili ve bazı hükümet üyeleri Starmer’ın istifa etmesini veya görevden ayrılacağı tarihi açıklamasını istedi. Yerel seçimlerde alınan kötü sonuçların ardından parti içinde ciddi bir huzursuzluk oluşurken, Starmer yaptığı açıklamada seçim sonuçlarının sorumluluğunu üstlendiğini kabul etti. Ancak parti içinde beklenen desteği sağlayamaması ve bazı danışmanların görevlerinden ayrılması, İngiliz siyasetindeki kırılganlığı daha görünür hale getirdi.

Piyasalar bugün yalnızca jeopolitik gelişmeleri değil, şirket bilançolarını ve makroekonomik verileri de yakından izleyecek. Avrupa’da Siemens Energy, Bayer, Vodafone, Imperial Brands ve Uniper bilançoları yatırımcıların radarında yer alıyor. Ayrıca Almanya enflasyon verileri ile Avrupa Birliği ekonomik güven endeksi de piyasalarda yön belirleyici başlıklar arasında bulunuyor.

Uzmanlar, önümüzdeki süreçte piyasalarda volatilitenin yüksek kalabileceğini belirtiyor. Özellikle Orta Doğu kaynaklı gelişmelerin enerji fiyatları üzerinden küresel piyasalara etkisinin artabileceği, buna paralel olarak güvenli liman talebinin yeniden güçlenebileceği ifade ediliyor. Altın ve dolar gibi varlıklarda hareketliliğin sürmesi beklenirken, yatırımcıların kısa vadede temkinli pozisyon almaya devam edeceği değerlendiriliyor.