Jeopolitik Gerilim ve Likidite Daralması Bitcoin Fiyatlarını Baskılıyor

Artan jeopolitik riskler ve daralan kripto likiditesi nedeniyle Bitcoin 62 bin dolar desteğini test ediyor.

Kripto para piyasaları, Orta Doğu’da yeniden yükselen jeopolitik tansiyon ve ekosistem içerisindeki likidite daralmasının etkisiyle yeni bir satış dalgasıyla karşı karşıya kaldı. Piyasanın en büyük dijital varlığı olan Bitcoin, kritik destek seviyelerinden biri olarak görülen 62.100 dolar seviyesinin altına gerileyerek 62.009 dolar seviyesinden işlem görmeye başladı. Günlük bazda yüzde 2,06 değer kaybeden Bitcoin’de yatırımcıların odağı 62 bin dolar desteğinin korunup korunamayacağına çevrildi.

Piyasalarda yaşanan satış baskısının arkasında öncelikle artan jeopolitik riskler bulunuyor. ABD’nin, Hürmüz Boğazı çevresinde üç petrol tankerine yönelik saldırı haberlerinin ardından İran hedeflerine yönelik yeni hava operasyonları gerçekleştirmesi, küresel piyasalarda risk iştahını önemli ölçüde azalttı. Buna karşılık İran İslam Devrim Muhafızları Ordusu tarafından yapılan açıklamada, ABD’nin ateşkesi ihlal ettiği gerekçesiyle 85 ABD askeri üssünün hedef alındığı ifade edildi. Bölgedeki gerilimin tırmanmasıyla birlikte yatırımcılar daha güvenli varlıklara yönelirken, yüksek riskli varlık sınıfında yer alan kripto para piyasaları satış baskısıyla karşı karşıya kaldı.

Jeopolitik gelişmelerin yanı sıra kripto ekosistemindeki likidite koşulları da piyasalar açısından olumsuz sinyaller veriyor. Zincir üstü veriler, piyasaya yeni sermaye girişinin zayıfladığını ve yatırımcıların risk alma iştahının gerilediğini ortaya koyuyor. Sabit coin piyasası yalnızca haziran ayında yüzde 2,4 küçülerek yaklaşık 7,7 milyar dolarlık erime yaşadı. Bu gelişme, TerraUSD krizinin yaşandığı 2022 yılından bu yana görülen en büyük aylık stablecoin daralması olarak kayıtlara geçti.

Kripto piyasasındaki bu nakit çıkışı, Bitcoin fiyatlarında haziran ayında yaşanan yüzde 20’lik geri çekilme ile aynı döneme denk geldi. Analistler, stablecoin arzındaki düşüşün devam etmesi halinde piyasalardaki alım gücünün zayıflamaya devam edeceğini ve bunun da başta Bitcoin olmak üzere dijital varlıklar üzerinde ek satış baskısı yaratabileceğini değerlendiriyor.

Kurumsal yatırımcıların ilgisini temsil eden spot borsa yatırım fonları tarafında ise tablo karışık görünümünü sürdürüyor. ABD piyasalarında işlem gören spot Bitcoin ETF’leri salı günü 21,44 milyon dolarlık net giriş kaydetmesine rağmen bu rakam, son haftalarda görülen yoğun fon çıkışlarını dengelemek için yeterli görülmüyor. Uzmanlara göre mevcut girişler, piyasanın ihtiyaç duyduğu güçlü sermaye akışını sağlamaktan uzak kalırken, kurumsal yatırımcı talebi fiyatlarda kalıcı bir toparlanma oluşturabilecek seviyeye henüz ulaşmış değil.

Teknik görünüm de kısa vadede temkinli olunması gerektiğine işaret ediyor. Bitcoin’in daha önce birçok kez test ettiği 64.000 dolar seviyesindeki güçlü satış duvarını aşamaması, yükseliş denemelerinin şimdilik sınırlı kaldığını gösteriyor. Ayrıca spot fiyatın 50 günlük, 100 günlük ve 200 günlük üssel hareketli ortalamaların altında işlem görmeye devam etmesi, piyasanın halen orta ve uzun vadeli düşüş trendi içerisinde bulunduğuna işaret ediyor.

Teknik göstergelerden Göreceli Güç Endeksi’nin (RSI) 48 seviyesinde bulunması, piyasada aşırı satım bölgesine henüz girilmediğini ancak momentumun zayıf kaldığını gösteriyor. Öte yandan MACD göstergesinin pozitif bölgede kalmaya devam etmesi, ayı piyasası baskısının hız kaybetmeye başladığına işaret etse de henüz güçlü bir yükseliş sinyali üretmiyor.

Piyasalarda olası bir toparlanma senaryosunda yatırımcıların ilk olarak 64.004 dolar seviyesindeki yatay direnci, ardından ise 50 günlük üssel hareketli ortalama olan 65.577 dolar seviyesini izlemesi bekleniyor. Buna karşın 62 bin dolar desteğinin aşağı yönlü kırılması durumunda satış baskısının hızlanabileceği ve fiyatın 1 Temmuz tarihinde test edilen 57.800 dolar seviyesindeki yıllık dip noktasına doğru geri çekilebileceği değerlendiriliyor.

Uzmanlar, önümüzdeki dönemde Bitcoin fiyatlamalarında yalnızca teknik seviyelerin değil, aynı zamanda Orta Doğu’daki gelişmeler, petrol fiyatlarının seyri, küresel risk iştahı ve ABD para politikasına ilişkin beklentilerin de belirleyici olacağını ifade ediyor. Jeopolitik risklerin tırmanmaya devam ettiği ve piyasa likiditesinin zayıf kaldığı bir ortamda volatilitenin yüksek seyretmesi beklenirken, yatırımcıların risk yönetimine her zamankinden daha fazla önem vermesi gerektiği belirtiliyor.