Borsa İstanbul’da Son Bir Yılın Parlayan Sektörleri: Finans, Teknoloji ve İnşaat

Enflasyonun yüksek seyrettiği Türkiye ekonomisinde yatırımcılar, paralarının reel bazda değerini korumak ve artırmak amacıyla farklı yatırım araçlarına yöneliyor. Bu süreçte Borsa İstanbul (BIST), bir kez daha tasarruf sahipleri için öne çıkan alternatiflerden biri oldu. Özellikle bazı sektörler, son bir yılda enflasyonu ezip geçen performanslarıyla yatırımcısına kayda değer reel kazanç sundu.

Borsa İstanbul’da son bir yılın yıldızı şüphesiz finansal kiralama sektörü oldu. BIST Finansal Kiralama Endeksi yıllık bazda %186 artış kaydederek, yalnızca enflasyonu değil, döviz getirilerini de geride bıraktı. Endekse dahil firmaların toplam piyasa değeri 154 milyar TL’ye ulaşırken, ortalama halka açıklık oranı %26 seviyelerinde gerçekleşti. Haftalık bazda duraklamasına rağmen, uzun vadede ortaya koyduğu güçlü ivme sektöre güvenin artmasına neden oldu. Bu tablo, sermaye piyasalarının derinleşmesi ve finansal ürün çeşitliliğinin artmasının da bir yansıması olarak okunabilir.

Finans sektörü içinde dikkat çeken bir diğer alan ise aracı kurumlar oldu. BIST Aracı Kurumlar Endeksi yıllık bazda %65 yükselerek yatırımcısının yüzünü güldürdü. Bu artışın ardında bireysel yatırımcı ilgisinin devam etmesi, işlem hacimlerindeki canlılık ve halka arz rüzgârının sürmesi gibi nedenler bulunuyor. Tera Yatırım %3.254 gibi olağanüstü bir yıllık yükselişle sektörün ve endeksin liderliğini üstlendi. Gedik Yatırım %82, A1 Capital %60 getiri ile sektörel yükselişi destekleyen diğer önemli aktörler olarak öne çıktı. Bu hisseler yalnızca fiyat artışı değil, aynı zamanda işlem hacmi bakımından da yatırımcı ilgisini üzerinde topladı.

Son bir yılın dikkat çeken diğer alanları arasında inşaat ve teknoloji sektörleri yer aldı. BIST İnşaat Endeksi %67 artış kaydederek yatırımcısına güçlü bir reel getiri sundu. Özellikle Kuyas Yatırım %513 gibi sıra dışı bir yükseliş gerçekleştirirken, sektörün lokomotif şirketlerinden Enka İnşaat %64, gıda üretim ve altyapı işlerinden kaynaklanan taleple Yayla Gıda %61 getiri sağladı. Bu durum inşaat sektörünün sadece konut değil, altyapı ve büyük projelerle de desteklenerek büyüdüğünü gösteriyor.

Teknoloji tarafı ise yine yatırımcıların gözdesi olmayı başardı. Savunma sanayi devi Aselsan %149 yükselişle adeta sektörün yükünü sırtladı. Bilgi işlem ve distribütörlükte Datagate %99, yazılımda Logo %49 getiri sağladı. Teknoloji hisselerinin zaman zaman volatil seyretmesine karşın orta-uzun vadede sağlam bir büyüme alanı olduğu yine teyit edilmiş oldu. Yine Forte Bilgi İletişim %44, Odine Teknoloji %37 gibi isimler teknoloji tabanlı genişleme hikâyelerini sürdürerek yatırımcısına kazandırdı.

Gayrimenkul yatırım ortaklıkları (GMYO) ve son dönemdeki halka arz rüzgârı da kayda değer bir performans sergiledi. BIST Halka Arz Endeksi ve GMYO hisseleri yıllık bazda %40 civarında artış göstererek portföylerde önemli bir yer edindi. DAP Gayrimenkul %56 yükselişle bu eğilimin güçlü örneklerinden biri oldu. Yatırımcılar yeni halka arzlara yoğun talep gösterirken, bu durum Borsa İstanbul’un işlem hacmini ve şirketlerin borsadan fon temin etme iştahını da artırıyor.

Tüm bu verilere baktığımızda, Türkiye’de enflasyonist ortamın getirdiği belirsizliklere rağmen sermaye piyasalarının hem bireysel hem kurumsal yatırımcı açısından değerli bir alternatif olmaya devam ettiğini görüyoruz. Finansal kiralama ve aracı kurumlar sektörü güçlü bilançolar ve artan faiz ortamında yüksek kârlılıkla öne çıkarken, teknoloji ve inşaat gibi farklı dinamiklerle beslenen sektörler de yatırımcısına umut veriyor.

Bunun yanında dikkat edilmesi gereken bir unsur da bu kadar yüksek getirilerin belli riskleri de beraberinde getirmesi. Kısa sürede yaşanan sert yükselişlerin ardından olası düzeltmeler yatırımcı psikolojisini zorlayabilir. Bu yüzden her zamanki gibi, sektörel dağılım ve doğru zamanlama kadar yatırım yapılan şirketlerin faaliyet alanları, mali sağlıkları ve büyüme hikâyelerinin de yakından izlenmesi gerekiyor.

Sonuç olarak Borsa İstanbul’da son bir yılda enflasyonu ezip geçen sektörler sayesinde yatırımcılar önemli bir getiri fırsatı yakaladı. Ancak kazancın kalıcı olması ve sürdürülebilir getiriler için finansal okuryazarlık, dengeli portföy yaklaşımı ve disiplinli yatırım stratejileri her zamankinden daha büyük önem taşıyor.