Kripto para piyasasında uzun süredir tartışılan dört yıllık döngü teorisi, bir kez daha yatırımcıların gündemine taşındı. Kripto yatırım şirketi ZX Squared Capital‘ın kurucusu CK Zheng, Bitcoin’in mevcut fiyat hareketlerinin klasik döngüsel modelle tam uyum içinde ilerlediğini ve piyasanın hâlâ derin bir ayı piyasası evresinde bulunduğunu açıkladı. Zheng’e göre jeopolitik risklerin tırmanması ve yatırımcı psikolojisinin yarattığı spekülatif dalgalanmalar, önümüzdeki dönemde Bitcoin üzerindeki satış baskısını daha da artırabilir.
Bitcoin, Ekim 2025’te 126.000 doların üzerinde tarihi bir zirve gördükten sonra ciddi bir değer kaybına uğradı. Yazının kaleme alındığı dönem itibarıyla yaklaşık 68.000 dolar bandında seyreden BTC fiyatı, bu zirveden yaklaşık yüzde 46 geride kalmış durumda. Zheng, bu geri çekilmenin salt bir düzeltme hareketi olmayabileceği uyarısında bulunarak tarihsel döngülerin tekrar etmesi durumunda fiyatın 2026 yılı boyunca yaklaşık yüzde 30 daha gerileyebileceğini öne sürdü.
Kripto piyasasında sıklıkla dile getirilen “four-year cycle” (dört yıllık döngü) modeli, Bitcoin fiyatının halving etrafında şekillenen uzun vadeli hareketlerini tanımlar. Bitcoin ağında her dört yılda bir gerçekleşen halving, madencilere ödenen blok ödülünü yarıya indirerek piyasaya giren yeni BTC arzını kısıtlar. En son Nisan 2024‘te gerçekleştirilen halvingde blok başına ödül 3,125 BTC seviyesine geriledi. Tarihsel verilere göre Bitcoin, halvingden ortalama 16 ila 18 ay sonra zirve yapıyor; ardından yaklaşık bir yıl süren sert bir ayı piyasasına giriyor. Zheng, Bitcoin’in Ekim 2025’teki zirvesinin bu şablonla birebir örtüştüğünü ve mevcut düşüşün de aynı döngünün doğal bir devamı olduğunu savunuyor.
Döngünün kırılmasını zorlaştıran en kritik unsur ise yatırımcı davranışları. Bireysel yatırımcıların yükseliş dönemlerinde piyasaya girerek zirvede alım yapması, panik satışlarının derinleştiği dönemlerde ise ellerindeki varlıkları elden çıkarması, fiyat hareketlerinde tekrar eden bir boom-bust (yükseliş-çöküş) döngüsü doğuruyor. Bu tablo, piyasanın rasyonel değil duygusal reflekslerle hareket ettiğine işaret ediyor.
Zheng ayrıca kurumsal benimsemenin hâlâ sınırlı kaldığına dikkat çekiyor. Bitcoin ETF’lerinin onaylanmasıyla kurumsal ilginin arttığı söylense de gerçek anlamda derin ve istikrarlı kurumsal katılım henüz gerçekleşmiş değil. Bu nedenle Bitcoin, altın gibi güvenli liman varlıklarından farklı olarak spekülatif bir varlık gibi fiyatlanmaya devam ediyor; makroekonomik şoklara ve piyasa paniklerine karşı yüksek kırılganlığını koruyor.
Kurumsal satış baskısı da tabloya yeni bir risk katmanı ekliyor. Bilanço varlığı olarak Bitcoin tutan bazı şirketlerin, olası bir ayı piyasasında borç yükümlülüklerini yerine getirmek için rezervlerini likide çevirme ihtimali bulunuyor. MicroStrategy (şimdiki adıyla Strategy) gibi büyük Bitcoin hazinesi tutan şirketler bu açıdan yakından takip ediliyor. Böyle bir zorunlu satış dalgasının tetiklenmesi durumunda fiyat baskısı daha da sertleşebilir.
Peki bu tablo gerçekten o kadar karanlık mı? Karşı görüşler de göz ardı edilmemeli. Spot Bitcoin ETF’leri aracılığıyla gerçekleşen kurumsal alımlar, geçmiş döngülere kıyasla arz-talep dengesini farklı bir noktaya taşıyabilir. ABD’de yeni yönetimin kripto dostu politika sinyalleri, regülasyon belirsizliğini azaltarak piyasaya pozitif katkı yapabilir. Bunun yanı sıra geleneksel finans aktörlerinin ekosisteme entegrasyonu derinleştikçe döngüsel volatilitenin zamanla törpüleneceğini savunan analistler de mevcut.
Sonuç olarak Bitcoin, tarihsel döngüsünü izlemeye devam ediyor gibi görünse de her döngü kendine özgü koşulları beraberinde getiriyor. Zheng’in senaryosu, piyasanın kendi geçmişiyle yüzleşmek zorunda kalabileceğini hatırlatıyor. Yatırımcılar açısından bu süreç, panikle değil, disiplinli bir risk yönetimiyle geçirilmesi gereken bir evre olarak öne çıkıyor.









