Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi günü yüzde 0,92 yükselişle 14.442,56 puandan tamamlayarak pozitif görünümünü sürdürdü. Endeks, önceki kapanışa göre 131,36 puan artış kaydederken toplam işlem hacmi 202,3 milyar TL olarak gerçekleşti. Gün boyu alıcılı seyrin hakim olduğu piyasada, özellikle küresel taraftaki iyimser hava ve jeopolitik risklerin sınırlı kalması risk iştahını destekleyen ana unsurlar arasında yer aldı.
Sektörel bazda bakıldığında, bankacılık endeksi yüzde 0,63, holding endeksi ise yüzde 0,83 değer kazanarak yükselişe katkı sağladı. Günün en dikkat çeken performansı ise yüzde 5,55 ile finansal kiralama ve faktoring sektöründen geldi. Buna karşın kimya petrol plastik sektörü yüzde 0,98 düşüşle negatif ayrıştı. Bu tablo, yatırımcıların daha çok finansal hizmetler tarafında yoğunlaştığını ve sektörler arası rotasyonun devam ettiğini gösteriyor.
Küresel piyasalar tarafında ise ABD ile İran arasındaki müzakere sürecine yönelik haber akışı yakından izlenmeye devam ediyor. Donald Trump’ın Beyaz Saray’da yaptığı açıklamada görüşmelerin telefon üzerinden sürdüğünü belirtmesi, diplomatik temasların tamamen kopmadığına işaret ederek piyasalarda temkinli iyimserliği destekledi. Öte yandan Mesud Pezeşkiyan’ın adil bir çözüm için diplomasiye açık olduklarını vurgulaması, ancak sürecin ABD’nin yaklaşımına bağlı olduğunu ifade etmesi, belirsizliklerin henüz tamamen ortadan kalkmadığını gösteriyor.
Makroekonomik cephede ise ABD ekonomisinin yılın ilk çeyreğinde yüzde 2 büyüme kaydetmesine rağmen beklentilerin altında kalması, küresel piyasalarda dengeli bir fiyatlamaya neden oldu. Büyümenin devam etmesi risk iştahını desteklerken, beklenti altı performans faiz indirim beklentilerini canlı tutarak hisse senedi piyasaları için görece olumlu bir zemin oluşturdu.
Genel görünüm değerlendirildiğinde, Borsa İstanbul’da yukarı yönlü hareketin arkasında hem küresel risk iştahındaki toparlanma hem de yurt içi yatırımcı ilgisinin güçlü kalması etkili oluyor. Ancak jeopolitik gelişmeler ve küresel makro veriler kısa vadede yön tayininde belirleyici olmaya devam edecek. Özellikle ABD-İran hattındaki gelişmeler ve ABD büyüme verilerinin ardından şekillenecek para politikası beklentileri, piyasaların seyrinde kritik rol oynayabilir.











