ABD Ekonomisinde Tempo Düşüyor mu, Hizmet PMI Verileri Ne Anlatıyor?

ABD’de hizmet PMI 52,5’e geriledi. Genişleme sürse de ekonomik momentumda belirgin yavaşlama sinyali var.

S&P Global tarafından açıklanan Aralık 2025 PMI verileri, ABD ekonomisinin son çeyreğe girerken hız kestiğine dair önemli ipuçları sunuyor. Hizmet sektörü Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI), aralık ayında 1,6 puanlık düşüşle 52,5 seviyesine gerilerken, imalat ve hizmet sektörlerini kapsayan bileşik PMI 52,7 olarak kaydedildi. Her iki veri de 50 eşik değerinin üzerinde kalarak ekonomik faaliyette genişlemenin sürdüğüne işaret etse de, düşüşün boyutu dikkat çekici.

Özellikle hizmet PMI’daki gerileme, son aylarda ABD ekonomisinin taşıyıcı kolonu olarak öne çıkan hizmet sektöründe momentum kaybı yaşandığını gösteriyor. Kasım ayında 54,1 seviyesinde olan endeksin aralıkta 52,5’e inmesi, talep koşullarının zayıfladığına ve firmaların yeni siparişlerde daha temkinli davrandığına işaret ediyor. Önce 52,9 olarak açıklanan öncü verinin aşağı yönlü revize edilmesi de, yavaşlamanın ilk tahmin edilenden daha belirgin olduğunu ortaya koyuyor.

Benzer bir tablo bileşik PMI tarafında da görülüyor. Kasımda 54,2 olan endeksin aralıkta 52,7’ye düşmesi, yalnızca hizmetlerde değil, genel ekonomik aktivitede de soğuma sinyallerinin arttığını gösteriyor. Önce 53 olarak duyurulan öncü verinin aşağı revize edilmesi, yılın son ayında büyüme ivmesinin zayıfladığını teyit ediyor.

Bu verilerin en önemli özelliği, ekonominin hâlâ genişleme bölgesinde olmasına rağmen, büyümenin niteliğinin değişiyor olması. 2025 boyunca yüksek faizlere rağmen güçlü kalan tüketim ve hizmet talebi, aralık ayıyla birlikte daha dengeli ve kontrollü bir yapıya evrilmiş görünüyor. Bu durum, bir yandan resesyon endişelerini azaltırken, diğer yandan ABD Merkez Bankası’nın (Fed) politika duruşu açısından daha karmaşık bir tablo yaratıyor.

PMI verileri, Fed açısından özellikle önemli çünkü hizmet sektörü, ücret artışları ve çekirdek enflasyon ile doğrudan bağlantılı. Hizmet PMI’daki yavaşlama, ücret baskılarının zaman içinde azalabileceğine dair umut verse de, endeksin hâlâ 52’nin üzerinde seyretmesi, talebin tamamen zayıflamadığını ve enflasyon risklerinin ortadan kalkmadığını gösteriyor. Bu nedenle söz konusu veriler, Fed’in faiz indirimlerinde aceleci olmayabileceği görüşünü destekler nitelikte.

Küresel açıdan bakıldığında ise ABD’deki bu yavaşlama sinyalleri, gelişmekte olan piyasalar için iki yönlü etki yaratıyor. Bir yandan daha ılımlı bir ABD ekonomisi, küresel finansal koşulların gevşemesi beklentisini güçlendirirken; diğer yandan büyümenin belirgin şekilde zayıflaması, küresel talep kanalıyla risk iştahını sınırlayabilir.

Sonuç olarak, Aralık PMI verileri ABD ekonomisinde sert bir kırılmaya değil, kontrollü bir yavaşlamaya işaret ediyor. Genişleme sürüyor, ancak hız kesiyor. Önümüzdeki aylarda bu yavaşlamanın geçici mi yoksa kalıcı mı olacağını, özellikle istihdam, ücretler ve hizmet enflasyonu verileri belirleyecek. Bu başlıklarda net bir soğuma görülmeden, piyasalarda güçlü bir politika dönüşü beklentisi oluşturmak için hâlâ erken görünüyor.